9 Ekim 2007 Salı

çabuk sööleyin..

ne kadar geri kaçabilirsin??

9 yaşıma kadar kaçtım..
çok geri kaçtım..
orda da aynı hüzün severliği buldum..

yaz günleri..
tozlu sıcak..
o zamanda nemli miydi hava şimdiki kadar..
biz mi anlamazdık çocuktuk diye..

yatardım yere karın üstü..bahçede çimlere..
elimde kitap..
geçerdi yaz..
hızlıca..

yutardım kitapları..
aklımda kalanlar hep ağlatanlar..
gundula vardı..
üzerinde şapkalı bir kız resmi..
sonra noktacık ile anton..
antonun annesine yemek yaptığı sahnede.. ne ağlamıştım..

kiminde gülerken ağlar..
kiminde soluk tutar..
ve son sahnede..
kitabı bastırıp göğsüme ağlardım doya doya..

aslan'da da ağlamıştım..
yazarı mazarı yok..aklımda..
90ların aslanı değil..narniadaki de değil.. aslan ve çocuk da değil..
aslan.. o kadar..
gugla sordum bilemedi..
migrenli bir anne..
sessiz bir baba..
kocaman bir çiftlik.. güney afrikada olsa gerek..
ingiliz aile..
bir de sıska kız..
ufacık .. yalnız..

evde zenci çalışanlar..
bir ingiliz misafir..
kızın papatya gözleri..
herşeye aç..
herkesle ilgili..

bir aslan yavrusu getirirler eve..
kız çok sever oynar büyütür..
kısa sürede..
aslan büyür..
mikrop migrenli anne..
bu aslanı istemem der..
aslan ormana salınır..

ama kız ve aslan gizlice görüşürler..
oynaşır.. yuvarlanır.. koyun koyuna yatar uyurlar..
kız annedeki aristokrat uzaklığı
migrenin soğukluğunu aslanın sıcaklığıyla kapatmaktadır..

çiftlik bir koruma parkına yakındır.. aslan o parktadır..
o parka göçer zenci ilkel kabileler gelir..
gençlerden biri kıza aşık olur..
zenci çocuk..
kız çocuk..
zencinin erkek olup kızı eş olarak istemesi için yapması gereken şey..
bir aslan vurmak..
peki kimi bulur vuracak..

tabii kızın aslanını..
vurur..
yüzer derisini....
getirir.. onurla gururla..
kıza armağan eder..

kız söner..
papatya gözler..
biter.. erir..

artık gözleri papatya olmayan kız..
ingiltereye yatılı okula gönderilir..
misafir adamla beraber..
uçakta yanyana otururlar..
altlarından çiflik toprakları kayar gider..
kız büyür..

hala boğazımda..
sıcak tuzlu göz yaşlarımın tadı..
kokusu da var..
sanki..
kitabın kokusu mu..
çocukluğumun mu??

kimdi yazarı..
var mı bilen..

yok ööle bişey demeyin
var diyosam var..
yoksa nerden bu tuzlu tad..

Hiç yorum yok :

Follow my blog with Bloglovin